Makalecin - Güncel Blog Yazıları

BMW nin En Çok Sevilen Modeli BMW E30 M3

0 13

BMW nin En Çok Sevilen Modeli BMW E30 M3

Bugün yine, efsaneler kuşağındayız. Hemen hemen her otomotiv platformunda görebileceğiniz, okuyabileceğiniz, tabi oldukça da nadir bir araba.

Bir karakter adeta. Günümüz spor araçlarının çoğunun atası sayılabilecek bir dede. Hiç kusura bakmayın. ABARTMIYORUZ … Yazarken safra tüylermizin diken diken olduğunu belirtmek isteriz boyut. Naparsak yapalım bu efsaneyi unutamayız. O otomobil tutkunluğu ruhunun buna izin veremiyor sanmıyoruz çünkü. Mi mi sancak, o duruşu ve karakteri … Sanki çok büyük bir devlet başkanından bahsediyormuş gibi değil mi? Evet o adet otomobil ortamındaün çok yüksek bir noktasındaydı.

E30 M3 Zamanında bir prestij, kalite göstergesi olarak ortaya konmuştu. BMW’nin Grup A Touring Car yarışlarına yönelik isteminizde. Ancak Grup A’da yarışacak 1 model 5000 adet üretilmesi ve satılması şarttı. Pistte yüksek performans sergilemesi gerekiyordu.

BMW mühendislerinin yıllara meydan okuyan bir canavar yapacağı kimin aklına gelirdi?

E30 M3’ü Farklı Kılan Neydi?

Tek bir cevabı yoktu bu sorunun. Tasarımı, sürüş hissiyatı, kontrolleri, gücü … Yada boyutu tek bir cevap verelim. Bunların hepsinin birleşmiş hali … Hala bugünde herkesi heyecanlandıran bir araba olmayı bunlarla başarmamıştı sadece bu efsane. Bir çok yarışta performans ve yol tutuşu kabiliyetiyle inanılmaz devrimlere, başarılara imza atmıştı.

Tarih ona raflarında yer vermek zorundaydı. Ayrıca kişisel kanaatimizce bu sebep bu kadar sevilmesinin bir sebebi daha vardı. Uyuyan tarzında bir araç olması. B otomobil anlamayan insanın bakıp geçtiği bir otomobildi. Ama yedilerinin rüyalarını süsleyebilecek bir nitelik barındırıyordu aynı araç. Bu tarih karakteristik olarak bir otomobil tutkusu sahiplenişi vardı tarih boyunca.

BMW 3 serisi M modeli ilki olan E30 M3 1986-1991 seçenekleri arasında Coupe ve Cabriolet kasa tipleri ile 18.000 adet üretildi. 3 farklı motor tipiyle çıktı insanoğlunun karşısına. Git gide artan bir güç / hacim oranı vardı bu motorların. BMW mühendisleri motor tipine yönelmişti.

Bu motor tiplerini bir görselle yansıtabiliriz. S14 koduna sahip bu motor 4 silindirli 2.3 litre hacmindeki motor BMW’nin 1000hp’nin üzerinde güç üretebilen Formula 1 motorunun bir versiyonuydu ve yarış genlerine sahipti. Katalizörlü model 192 beygir güce sahipken katalizörsüz model 212 beygir güce sahipti.

Daha sonra ise 2.5 litre hacminde motora sahip oldu ve gücü 238 beygir olan bir versiyon da tanıtıldı. 25-30 yıl öncesinin hacim-güç oranına bakmanız 84 beygir ile 95 beygir arasında litre başına gerekli güç tüketimi ortalama ortalama değerlerde turbo motorların üretebildiği değerlerine yakınlığı ile ne kadar başarılı olduğunu gösterir. E30 M3’de ise 2.3 litre hacimli motor 300 beygir güç üretirken 2.5 litre hacminde olan 380 beygir güç üretebiliyordu.

Efsanelerin Çekişmesi: E30 M3 vs 190E Cosworth

Otomotiv sektöründeki en yüksek ivmeler hep marka çekişmeleriyle oldu, bunu hepimiz biliyoruz. Birini otomobil bir diğerine cevap olarak piyasaya çıkar. E30 M3 de bunlardan birisiydi. Mercedes içinde adeta domine yapılan yarışlarda kullanılan Cosworth motorlu E kasa araçlara cevap olarak üretilmişti. Ve amacına da ulaştı. Çünkü rakibi büyüktü. Bu da onu büyük yaptı. Tabi ki bu öyle şıp diye oluvermedi.

Bir sürü büyük sorunun aşılması gerekiyordu. Örnek olarak konuşmak istersek: M1 modelinden alınan 6 silindirli motoru kesmeye karar verdiler. Bu ağırlık anlamında baya büyük bir avantaj sağlayatı. Ancak bunun asıl sebebi yüksek devirlerde titreşimden kurtularak kullanılır rahat bir şekilde devir çevirebilmesini sağlamaktı. Buna ek olarak bir sürü motor sorunu ortaya çıktı. Avrupa ülkelerinde kullanılacak kurallarına uyması için gerekli motoruyla yüksek oranda oynamak gerekiyordu. Aracın egzoz gerekli katalitik konvertör kullanması gerekiyordu fakat bu güç kaybı demekti aynı zamanda.

Sorunlar sorunları

Bu durumunuza egzoz sisteminden patlak verdi. Bir Nurgburing turunda egzoz uçlarının patlaması ve parçalanması gibi büyük bir sorundu hatta. Bunun da üstesinden gelindi. Ve araç bir şekilde üstün mühendislik hikayeleriyle birlikte sorunsuz bir şekilde yollara sürüldü. Eğer sonuç konuşmak istersek sonuç şuydu:

Bu araç hem yolda hem pistte gidebilmeliydi. Fakat hem pistte gidecek kadar güçlü hem de yolda gidecek kadar gündelik ve dayanıklı bir araç yapmak çok zordu. Çok fazla ayar gerekiyordu. Bir sistem diğerini etkiliyordu. Yılan etkisi gibi her şeyin baştan düzenlenmesi gerekirdu. Hatta normal E30 dan çok daha farklıydı.

Ama BMW bütün sıkıntıların bir üstesinden gelebilmişti. Diğer otomobil devlerine, yarış başlamasına başarabilmişti. Sonuç olarak bu otomobili hayatımıza sokmuştu. DTM yarışlarında güçlerini ortaya koymuşlardı.

BMW E30 M3 yol sürümü, yarış sürümü ile aynı kasa ve neredeyse aynı tasarım detay ile satışa sunulmuştu. Ayrıca kullanılan motorun gerekleri de farklıdır. Önceleri 2.3 litre 4 silindirli olarak kullanılan motor daha sonraları 2.5 litre 4 silindir olarak kullanılabilirmişti. 2 kapılı Coupe tasarımı için bir de Cabrio sürümü da üretilmişti.

BMW E30 M3 üretilirken BMW M departmanı hedeflenen 5 bin adet üretime ulaşılamayacağını öngörüyorlardı. Ancak bu araç bu hedef 2 kere geçip üstüne bir de 3 bin adet daha satmıştı. Bundan sonra tam 30 yıl boyunca herşeyi başlatmış olacaktı. E30 M3 hala mevcutde bile M kategorisinin karşımıza çıkmasının asıl sebebi oldu. Bir çok piyasaya özel bir çok fazla versiyon tipi üretildi. Hızlı pazara hakim oldu. E30 M3 lerin her yerde bizim ile saygı görünü farkedeceğiz Ve hala dünyanın neresine gideceğiniz gidin …

E30 M3 ‘ün ikonik bilgilerin özellikleri ve hikayeleri vardı. Bunların en bilinenlerini sizlerle paylaşmak istedik:

BMW M departmanı tarafından sadece 1 adet kullanılır bir kamyonet modeli üretildi. Ama bu aracı müzelerde sergilemek için değil.

Tabiri caizse tepe tepe, fabrika işlerinde çırak olarak kullanmak için. O şekilde de kullandılar. Tam 26 yıl boyunca bu pick up yaparken canla başla hizmet etti. 26 yıllık sonun son bir revizyon görerek artık emekliye ayrıldı. Ve yerine E92 M3’ün kasasını bıraktı. Gayet esprili ve bunun ne kadar benimsendiğini gösteren bir hareketti bu araç.

Yarışa Uygun Vites Geçiş Düzeni

Demiştik boyutu. Bu araç yarış kazanmak için üretilmişti. Bunun için yarışlarda virajlar ve düzlükler arasında en çok kullanılan viteslerin 2. vites ve 3. vites olması gereken vites düzeni değiştirildi. Sizler için koyduğumuz görseldeki viteste 2. ve 3. vites tam ilişkisi denk gelmekte gördüğünüz gibi. Bunun sebebi de bahsettiğimiz gibi hızlı ve pratik vites geçişleri için yapılmıştı.

[Toplam: 1   Ortalama: 5/5]

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.